Bir yıl önce babaannemin renkli tırnaklarını yazarken bir yıl sonra adımı unutuşunu yazacağım hiç ama hiç aklıma gelmezdi. Evet bayramda babaannemle geçirdiğim üç gün beni darmaduman etti. Çocukluğumdan beri şenliğiyle, kahkahasıyla, yaşam coşkusu ve delilikleriyle tanıdığım rengarenk babaannem, artık hafızasını silmeye, adım adım her geçen gün kendini yok etmeye başlamıştı bile. Bu haftanın hemen ardından bir arkadaşıma bayramın, haftamın nasıl geçtiğini anlatırken şu cümleleri kuruvermiştim:

“Zamanında silemediklerini, şimdi zihni toptan hepsini silerek yok ediyor”.

Evet sevgili okur, babaannemle geçirdiğim üç gün bana kocaman bir şeyi hatırlatıyor: insanın ne durumda olursa olsun birlike ve bütünlüğünü kaybetmemek için zamanında silecekleri silmesi, atacakları atması, tutacakları da tutması gerekiyor. Zamanında silinmeyen ya da hazmedilemeyen bilgiler ile zihin ne yapacağını bilemediği zaman, bilinçli olarak bunu yapamamış olduğu için, artık bilinçsiz bir faza geçip bunların hepsinin silinişine tanıklık ediyor.

Babaannem bir gece yarısı uyanıp karşısındaki yatakta yatan torununa, bana: sen kimsin? sorusunu sorduğu anda artık geri dönüşü olmayan bir yola girdiğimizi hissettim. Evet babaannem hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktı. Birden bir sonraki bayram geldi aklıma, tam bir yıl önce renkli tırnaklarını paylaştığım babaannem, bir yıl sonra bana kim olduğumu soruyorsa , bundan da bir yıl sonra nasıl bir bayram bekliyordu bizi hayatta?

Bu sorunun cevabını hayal dahi etmek istemiyorum. O yüzden şu an için sadece bir soru olarak asılı kalmasını isterken, biliyorum, farkındayım zor zamanlar var önümüzde.

Aynı zamanda sorguluyorum, bir insan bütünlüğünü, bilincini, benliğini kaybetmeden bilgece yaşlanabilir mi diye. Yaşamak, yaşlanmak, onca tecrübeyi, acı tatlı onlarca anı kapsarken bütün bunları sindire sindire büyümek, öğrenmek, ve öğretilerle beslemek, beslenilen yerden dışarı taşmak, akmak, anlatmak, öğretmek ve ışık olmak mümkün müdür? Işık olmaya doğru yaşamak, bir ışık olarak toprağa ve evrene karışmak mümkün müdür acaba? Mümkün müdür bilmiyorum ama sanırım bu bilginin peşine düşmüş yaşıyorum.

Bir gün babaannemin yaşına geldiğimde, hatırlamak, kutlamak, ışık olmak ve böylece evrene karışmayı diliyorum.