SATYA

Satya:Dürüstlük.

Yamaların ikincisi, Ahimsa'dan sonra gelen Asteya'dan önce gelen. 

Satya:Dürüstlük.

Öncelikle insanın kendisine dürüst olması. Olan biten ne varsa ona açıkça bakabilmek. Korku ise korku, endişe ise endişe, hüzün ise hüzün. Haz ve acı, demişti bir zamanlar bir hocam, bir topun iki yüzü gibidir, top döner durur, ne sadece acı ne sadece haz var olabilir akış içerisinde. Acısıyla kalamayan insan kaçar durur hazdan. Ah bir bilse teslimiyet nedir, acısına, işte hemen ardından gelecek olan hazlara kapı aralamış olacak. 

Bir önceki yazımda, şiddetten, şiddetsizlikten, şiddetin üzerimde yarattığı tüm duygu durumlarından bahsetmiştim. Dürüstçe. Çünkü nasıl coşkularım, mutluluklarım, hazlarım, neşelerim bir parçamsa korkularım, endişelerim de parçalarım. Hepsi birbirinden eşsiz, ne alçak ne yüksekler birbirlerinden. Dürüst olduğum sürece, tüm duygu durumlarıma eşit mesafeden bakabilmeyi öğretiyor yaşam bana. 

Ve evet bu yazı yavaşça getiriyor beni, mütemadiyen bir öğrenci olan benliğimin bir de hocalık yanına. Bugün sakınmadan, çekinmeden hislerimi ifade edebiliyorsam eğer, bir teşekkür borcum var yogaya. Onunla beraber bütün bu hocaların sanki insan bedenler değilmişler gibi yüceltilmesi durumuna var bir de hayırım. Hayır. Ben insanım. Bütün duygu durumlarımla. Bazen yüksek, bazen alçak. Nasıl ki bir ırmaktan çağlarken, sadece bir halde çağlamasını bekleyemezsek, insan beden olan hocalarımızdan da bir halde olmalarını bekleyemeyiz. Kimseyi yüceleştiremeyiz. Çünkü herkes birbirinden alçak ya da yüksek olamayacak kadar eşsiz. 

Satya:Dürüstlük

Hallerin, değişen hallerin içinde değişen duygularına dürüstçe bakmak. 

Değişen duygularını yargılamamak. Olana kalbini açıp, dürüst olmak. Dürüstlükle değişime kendini teslim etmek. Değişene dönüşmek. Olanla kalmak. İfade etmek. Dürüstçe. Ayırt etmeksizin duygularını. İyi kötü, güzel çirkin, olmalı olmamalı demeden. Sadece olan ne varsa, yargısızca, karşılaştırmadan bakabilir misin? Paketlemeden, süslemeden. "Ama" varsa bir yerlerde, "Yok" da olabilir mi acaba yanı başında. "Teşekkürler" gelebilir mi hemen peşi sıra. "İhtiyacım" olan bu değil diyebilir misin içinden gelen sesi duyunca. Paketlemeden. Dürüstçe. Korku ise korku, sevgi ise sevgi, yaşayabilir misin kılıflara, kostümlere, maskelere sokmadan. Olanla kalabilir misin, korkulu olsan dahi güven içinde? Geçeceğini, her şeyin geçeceğini hatırlatabilir misin zihnine?

Ve sadece olabilir misin, sen gibi?

Tüm mükemmelliğinle.