AKINTI

Tıpkı bu balıklar gibi kapılıp gitmişken bir akıntıya durdum bir nefes aldım bu hafta. Bol bol gökyüzüne baktım öğle aralarımda. Beş dakika bile olsa çimlere dokundum daldım gittim rüyalara. Ama her seyden de çok hayatıma baktım, nelere çok fazla vakit ayırdığıma, ve bir gün onların hepsi gittiğinde, geriye özümde ne kalacağına. Sonra bolca şükrettim manevi onca hazzımın oluşuna. Maddi hayatım gitgide küçülürken ne kadar zenginleştiğimi hissettim. Ne kadar da çok yer açıldı üretime, yaratmaya. Mesela artık hediye almak anlamsız gelmeye başladı hediye yapmak varken. Evde daha çok yemek yapar oldum. Ben yaptıkça sanki her şey daha bir bereketlendi. Bir baktım ki öyle bir döngü olmuş, bedenime iyi baktıkça zihnim de dünyaya ve insanlığa iyi bakıyor. Gerçekten ayağımla başım arasındaki bağı hissettikçe varoluşumun her anı biraz daha kutlu oluyor ve eğer ki ben bütün bunları verdiğim yoga dersleri sırasında paylaşadabiliyorsam yoktur artık benden daha mutlusu.