Bir süredir şu cümle dönüp duruyor içimde: 

Dokunduğum, sürtündüğüm, sürtüştüğüm, değdiğim, temas ettiğim her bir insan bir iz bırakıyor bende.

Beni ben yapan şey işte bunların bütünü. Kimse birbirinden bağımsız değil. Tıpkı bu binalar gibi. Hepimiz birbirimize değiyoruz. Pencelerimiz, baktığımız çerçeveler farklı, kapılarımızı açan kilitler farklı ama köklerimiz ve taçlarımız aynı. Bizi bira araya getiren ve bir arada tutan insanlığımız. Hem farklı hem aynı. Komşumu dinliyorum. Bana öğreteceklerine açıyorum kalbimi, gözümü, kulaklarımı.