GEÇMİŞTEN GELEN BÜYÜLÜ SES

(Bu yazı aniden çıkıverdi bu akşam karşıma. Sene 2013. Eylül-Ekim ayları olmalı; henüz yeni yuvamı bulmadığım zamanlar. Öyle bir zamanda çıktı ki ama karşıma, yine bir dönemeçte, yine içten gelen kararlar silsilesinde, şu geçtiğimiz üç yıla bir bak Hüsne dedirtti. Hiçbir şey ama hiçbir şey birden olmadı. Bu çok ama çok güzel bir hatırlatmaydı. Bu sefer sonbahar değil, yaz dönümünde, bedenim, hayatım, istek ve heyecanlarım değişirken karşıma çıkan bu yazıya da, bu yazıyı yazan o Hüsne'ye de, bugünüme de dünüme de teşekkürler. )

Sanki işe başladığımdan beri ihtiyacım olan sayıyı söyledi bana Defne Suman. 24 dakika dedi sadece 24 dakika. 

Günlerin kısaldığı havaların soğuduğu bugünlerde, meditasyon ve yoga icin sıcacık yatağımdan çıkmakta çok zorlandığım bu sabahlarda artık beni yataktan mata doğru yürüten bir itici güç var hayatımda. Çık mata önemli değil belki sadece oturup nefes alacaksın belki sadece şavasanada gerileceksin ama kendini ve yeni günü hatırlaman, niyetlerini şükürlerini sunman için bir an yarat kendin için : 24 dakika o kadar mı zor? 

Hayır değilmiş, bugün hayatımda ilk defa baş üstünde duvardan destek almadan durduğumda daha ikinci günde ne gibi kapıların alanların açıldığını gördüğüm anda dedim ki kendime , tamam işte çık o yataktan, sadece kendin icin sadece bedenin için ve zihnin için bunu yapabilirsin Hüsne. 

Ve işte sadece iki gündür çıktığım bu yolda değişimleri görüyorum. 

Hayatımda köklü değişiklikler olurken bana biraz daha direnç ve güç veren bu sabah ritüelleri sanırım ömrüme yayılacak gibi. 

Evet taşınıyorum. 10 yıldır yaşadığım, acısıyla tatlısıyla küçüklüğümden beri hayatıma büyümeme, krizlerime, mutluluklarıma, huzuruma ağıtlarıma tanıklık etmiş o büyükanne evinden artık ayrılıyorum. 

İçimde bir his bana bunun çok yeni ve güzel bir başlangıç olacağını, yerimi kabuğumu değiştirirken birazcık da muhasebe yapmamı söylüyor. 

Evet 10 yıl. 7 yaşında büyükannemi ziyaret ettiğim günler, üniversitede ilk defa tek başıma yaşamaya basladığım, edebiyat okurken saatlerimi, günlerimi, aylarımı, yıllarımı geçirdiğim, Amerikalı sevgilimle hayatımı paylaştığım, hayatımın ilk acı ayrılığına ev sahipliği yapan o ev aynı zamanda tekrardan doğuşuma, kendime gelişime alan sağlayan o ev. Anneannemin çocukluğunu, annemin genç kızlığını, benim 10 yılımı geçirdiğim o mahalle ve eve hoşçakal dememe sayılı gün kaldı. Yeni yuvam neresi olacak hala hiç bir fikrim yok ama tek bildigim şey bu yeni düzen icin hazır olduğum. 

Bir tramvay hattı üzerinde gecen hayatımı daha da kolaylaştırması dileklerimle yine o tramvay yolu üstünde huzurla yaşayabileceğim yeni bir ev arıyorum. Bir yılanın kabuk değiştirmesi gibi ben de kabuk değiştiriyorum. Ve değişim. Bugünlerde yürüdüğüm yollar bile her an her gün değişirken benim değişmem, hayatımın düzenimin değişmesi kadar doğal bir şey yok. Heyecanlıyım. Umutluyum. İstekliyim ve her şeyden önemlisi, fazlasıyla hazırım. 

(Ve bugün, yıl 2016, bir yaz dönümünde evimdeyim,bu yazıyı yazdıktan bir ay sonra bulduğum yeni evimdeyim.  Bir sonraki dönemece kadar burada iyiyim.)