ZÜLEYHA

Teşekkürü bol zamanlardan geçiyorum. Buluşmaların hepsi iyi ki varsın cümlesi ile bitiyor bu günlerde karşılıklı olarak. Zaten artık çok net biliyorum ki, ben ne isem karşımdaki de o oluyor. Ben değişiyorum karşımdaki değişiyor. Ne mucizeli bir hayat! 

Hediyesi bol bir günün ardından, az önce elime geçen bu fotoğraf aldı beni benden. Hiç görmediğim bir çocukluk fotoğrafım, çook uzun zamandır görmediğim bir çocukluk arkadaşımdan geliyordu: Züleyha'dan. Züleyha (fotoğraftaki en küçük arkadaşımız) Toroslar'daki yayla evimizin bekçisinin kızıydı. Yerden yüksek, körebe, yaz ödevlerini yapmaca, salıncakta sallanmaca, kaydırakta kaymaca, piknik yapmaca, 80'ler ve 90'larda büyümüş bir çocuğun aklına gelebilecek tüm oyunları oynadığım çocukluk arkadaşım Züleyha. Bu akşam bana bu fotoğrafı yollarken şunları yazdı beraberinde:

"Evet iyi ki yaşamışız o günleri çünkü sizin gibi insanlarla tanıştım; iyiliği doğruluğu, saygıyı her şeyi sizden ögrendim. Sizleri tanıdığım için çok gururluyum." 

Küçüklük arkadaşım büyümüştü. Ve bana ve aileme teşekkür ediyordu. Ne mutlu. 

(Fotoğraftakiler: arkadaki uzunlar İlksen ve Necla, öndekiler soldan sağa Hüsne, Pınar ve Züleyha)