NESİLLER BİRBİRİNİ TAKİP EDERKEN

Çocukluğumu sanki tekrardan görebileyim diye doğmuştu bu küçük balık insan. Kolları, bacakları, kaşları, saçları ve ruhuyla aslında bana bu günlere nasıl geldiğimi anlatıyordu. Yaşı çok küçüktü daha ama tıpkı diğer çocuklar gibi kalbi çok büyüktü. Yapraklar, karıncalardı baktıkları, yumuşak kumlarla buluşmaktı tüm sabırsızlığı, aslında tek derdi sevgiydi. Dokunmadan yaşayamaz, bir kedi gibi sokulurdu. İzler, gözlemler, merak ederdi. İçimdeki hiç büyümeyen çocuğun en özgür olduğu anlardı onunla başbaşa olduğum bütün anlar. Dakikalarca dönebilir, dakikalarca gülebilirdik birlikte. İki balık ruh buluşmuştuk işte. HayatImda hiçbir çocuğu bu kadar içime çekercesine sevmemiştim. Başka hiçbir çocuğun hassasiyetinde hatırlamamıştım kendimi. Bu balık ruha bakarken bu sefer dua ettim onun için. Tanrım lütfen bu ruhu lütfen hiç katılaştırıp, sertleştirme. Hep bugünkü gibi özgür ve yumuşak kalsın. Hayat dersleri çok ağır olmasın, ilham olsun bu dünyadaki diğer ruhlara, bir anlam olsun varlığı etrafındakilere, değeri hep bilinsin , kendi değerini de hep bilsin.