bir pazartesi’den bir pazar’a.

haftanın başından haftanın sonuna bir duygu durumumu izleme fırsatı yakaladım bu hafta.

bir bilgi girdi hayatıma. aklımın ucundan geçmeyecek bir bilgi bu.

bilginin kendisi hikaye ama yansımaları oldukça etkileyici oldu.

birincisi bir süredir, kötüye dair olan her şeyi içimde susturduğumu fark ettim.

kötü bir şey mi var, içimde onu hemen olumlu başka bir hale çevirip, sadece ama sadece vermemin doğru olacağını düşündüğüm bir tepkiyi veriyorum yaşama.

bir süredir hal böyleymiş, ben de yeni anladım bu hafta.

bir bilgi geldi dedim ya, kendisi hikaye olan, işte bu bilgiydi beni bu duruma uyandıran.

dedi ki, içinden yükselen rahatsızlık duygusuna neden kulak vermiyorsun?

kötü olan bir hissini ifade etmek senin için neden bu kadar zor?

neden susturuyorsun, neden yok sayıyorsun, neden saygı duymuyorsun içinden yükselen iyi kötü her hisse?

neden hislerin arasında ayrımcılık yapıyorsun?

neden itiyorsun birini kendinden öteye, çekiyorsun diğerini kendine doğru?

neden saygısızlık ediyorsun içinde ifade bulmak isteyenlere?

bilgi demiştim ya kendisi hikaye olan.

bana öyle bir şey yaptı ki nutkum tutulmuş vaziyette.

doğru tepki ve gerçek tepki diye ikiye ayrılmışım meğer.

bir süredir doğrunun peşinde doğrucu davut olmuş çıkmışım. 

haberim bile yok.

havada asılı kalmış gerçek tepkilerim, ben içime kaçmışım.

çok sert gelmiş dünya ben de kendime böyle bir oyun yaratmışım.

sonbahar yaprakları dökerken benden de bir ben döktü işte bu hafta.

sahi nasıl oldu da geldim buraya?

çook uzaklarda bir yerde hayatta kalabilmek için, sessiz tuşuna basar gibi basmışım sanki ben de kötü duygularıma. 

bugün tuş kırmızı alarma geçerken, köprüden önceki son çıkıştan sapar gibiyim.

sanki bir katman daha atmış, bir bariyerden daha kurtulmuş gibiyim.

bu haftanın başında aldığım o bilgi var ya, kendisi hikaye olan, işte hiç beklemediğim bir yere getirdi beni. 

kendisi kötü bir hikaye olan bu bilgi, ne büyük hizmet sunacakmış haberim pek yokmuş belli ki.

pazartesi’ydi.

hafta başlamadan yorgun düşürmüştü beni.

pazar oldu.

uyandım.

gerçek tepkilerimi ortaya koymaktan çekinmediğim, iyi kötü diyerek ayrıştırmadan tüm hislerime kulak verdiğim ve ifade alanı sunduğum bir yaşam sürmeye niyetli, şimdi uykuya dalacağım.

her aralanan perdenin ardından yaşam bana yeni bilgiler sunacak.

almaya hazır gözlerimi kapıyorum.